Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
4 tane "çocuk hastalıkları" etiketli yazı bulundu "çocuk hastalıkları" tagli diger ogeler resimler , videolar
 
Oca
20
    
minikzuzular | 20 Ocak 2008 13:15 | etiket:  

 

ABD’de çocuklara verilen öksürük şuruplarının çocuklara yarardan çok zarar verdiği açıklandı.

Konuya Türk doktorları da tepki gösterdi ve “Şurupların yan etkileri çok fazla, şuruplar da sigara gibi yasaklanmalı” dedi.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi, yaptığı açıklamayla aileleri reçetesiz satılan ve çocuklar için özel üretilen soğuk algınlığı ilaçlarıyla ilgili uyardı. İki yaşın altındaki çocuklar için eczanelerde reçetesiz olarak satılan soğuk algınlığı ilaçlarıyla öksürük şuruplarının yarardan çok zarar getirdiğine yer veren açıklamaya, Türk doktorlarından da destek geldi.


DOZAJI ÖNEMLİ

Uzman Doktor Kadir Tuğcu, çocuklara kesinlikle şurup vermediğini ifade ederek, "Çocukların bünyesi şurubu kaldırmıyor. Yıllardır herkese çocuk şuruplarını kullanmayın diye tavsiyede bulunuyorum" dedi. Çocuk şuruplarının, sigara gibi yasaklanması gerektiğinin altını çizen Tuğcu, piyasadaki birçok ilaç ve şurubun çocuklara yararından çok zararının olduğunu kaydetti.

Verilen ilaçların ve şurupların dozunun önemine değinen Tuğcu, "Aşırı dozda verilen ilaçların, kalp ritmini bozmasına engel olunamaz" diye konuştu. Tuğcu, doktorun tavsiye etmediği hiçbir ilacın kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye'de birçok meslekTaşının çocuklara zarar verdiği gerekçesiyle öksürük şuruplarını hastalarına önermediğini bildirdi.

ŞURUP OBEZİTE NEDENİ

Diyetisyen Canan Üysal da, çocuklara verilen ilaç ve şurupların özenle seçilmesi gerektiğine dikkat çekti. ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nin uyarılarının yerinde olduğunu aktaran Üysal, bu tür ilaçların yan etkilerinin olabileceğini söyledi. Üysal, "Çağımızın en önemli hastalıkları arasında yer alan obezitenin çocuklarda oluşumunun bir nedeni de doktor tavsiyesi olmadan kullanılan ilaçlardır" ifadesini kullandı.

Aileleri uyaran Üysal, "Doktorların tavsiye etmediği hiçbir ilacı, çocuklara vermeyin. Büyüklerin etkilenmediğini ilaçlar, çocuklara zarar verebilir" açıklamasını yaptı.

ÇOCUKLARA FAYDASI YOK

Piyasada bulunan her ilacın güvenli olmadığını dile getiren Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. Ercan Tutak, soğuk algınlığının sıvı tüketerek atlatılabileceğine dikkat çekti. Şurup ve ilacın son çare olduğunu belirten Tutak, öksürük şuruplarının büyükler üzerinde denenerek yapıldığını hatırlattı.

Tutak "Öksürük şurupları üzerine bugüne kadar bir çok araştırma yapıldı.Araştırmalar sonucunda ilaçların çocuklara faydalı olmadığı görüldü. Ağrı kesici ve ateş düşürücüler hariç, bunların işe yaradığına dair kanıt yok. Bu ilaçların yan etkileri çocuğun kendini daha kötü hissetmesine neden olabilir" dedi. Prof. Dr. Aygün Dindar ise bu tür ilaçları çocukların kullanmasının sakıncalı olduğunun altını çizdi.

www.haberaktuel.com/Oksuruk-surubuna-ilginc-tepki-haberi-106865.html



 
Oca
06
    
minikzuzular | 06 Ocak 2008 14:28 | etiket:  
Son yıllarda yapılan araştırmalar çocukluk çağı hastalıkları ile çinko eksikliği arasında bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor. Birçok çalışma, çinko verilmesinin çocuklarda sık görülen enfeksiyonlar ile ishalin önlenmesinde ve hatta tedavi edilmesindeki etkisini kanıtlıyor.

Kış aylarının gelmesiyle birlikte çocuklarda görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarında da bir artış yaşanıyor. Nezle, grip, orta kulak iltihabı, rinit, sinüzit, bademcik iltihapları gibi üst solunum yolu hastalıkları bazen ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Yüksek ateşle ile de seyredebilen bu hastalıklara yakalanma riski hem çocukları, hem de anne ve babaları kış mevsimi boyunca tedirgin ediyor. Sadece solunum yolu enfeksiyonları değil ishal de çocukluk çağında en sık görülen ve çocuk sağlığını en fazla tehdit eden hastalıkların başında geliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Amerikan Pediatri Akademisi Üyesi Dr. Hayriye Aygar, bu iki hastalıktan korunma noktasında yapılan araştırmaların ilginç bir sonucu ortaya koyduğunu belirterek şöyle devam ediyor: “Birçok çalışma çocukluk hastalıkları ve çinko eksikliği arasındaki ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Çinkonun çocuklarda sık görülen enfeksiyonların ve diyarenin önlenmesinde etkin bir rolü olduğu kanıtlandı.”

Çinkonun Etkileri

Çinkonun, hücre için olmazsa olmaz bir metal olduğu biliniyor. Çinko eksikliğinde protein ve karbonhidrat metabolizması bozuluyor, büyüme geriliği, bağışıklık düşmesi, deri bozuklukları görülüyor. Gelişmekte olan ülkelerde besinsel çinko eksikliğine yaygın olarak rastlanıyor. Dr. Hayriye Aygar, çinko ve hastalıklar arasında ilişki olduğuna dair yapılan 17 çalışmanın olduğunu belirterek çalışmalarla ilgili şu bilgileri veriyor: “3 yaş üstü ve 5 yaş altı 3819 çocuğa en az 2 hafta süreyle çinko verildi. Araştırma sonucunda sağlıklı çocuklara verilen çinkonun ishalin oluşumunu ve sıklığını yüzde 14 azalttığı ve solunum yolu hastalıklarının oluşumunu yüzde 8 azalttığı tespit edildi. Dünyada her yıl 5 yaş altındaki çocuklarda 2 milyar epizod diyare ( ishal ) meydana gelmektedir. Çinko verilmesi ile her yıl 280 milyon vakanın engelleneceği tahmin edilmektedir. Her yıl 3.5 milyon çocuğun diyare veya solunum yolu hastalıklarından öldüğü göz önüne alınırsa en küçük iyileştirici etkilerin bile çocuk hastalık ve ölümlerini düşürmede önemli bir role sahip olduğu unutulmamalıdır.”

Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları Hakkında

Dr. Hayriye Aygar, üst solunum yolu hastalıkları hakkında kısaca şu bilgileri veriyor.

Soğuk algınlığı: 6 yaş altında daha sık görülüyor. Çocuklar yılda 5-9 defa soğuk algınlığı geçirebiliyor. Öksürük hapşırma ile havaya yayılan damlacıkların solunum yolu ile alınmasıyla veya el teması ile oluyor. Burun akıntısı, hapşırık, hafif ateş, halsizlik, iştahsızlık, öksürük, gözlerde kızarıklık ile kendini gösteriyor.. Destekleyici semptomatik tedavi olarak ateş düşürücüler, tuzlu sulu burun damlaları, bol sıvı veriliyor.

Grip: Etkeni influenza virüsleridir. Öksürme hapşırma ile havaya yayılan damlacıkların solunum yolu ile alınmasıyla, insandan insana bulaşıyor. Ani başlayan yüksek ateş, üşüme titreme, baş ağrısı,halsizlik, kas ağrıları, balgamsız öksürük olur. Ateş düşürücü, burun açıcı öksürük ilaçları, bol sıvı ,dinlenme gibi destekleyici tedavi veriliyor.

Orta kulak iltihabı: ( Akut otitis media ): 0 - 2 yaş arasındaki 10 çocuktan 9’u en az 1 kez otite yakalanır. Çoğunlukla etkeni bakterilerdir. Ateş, huzursuzluk, baş ağrısı, halsizlik, kusma,öksürük, burun akıntısı, büyük çocuklarda kulak ağrısı, bebeklerde ağrıyan kulağın üstüne yatma, kafayı sallama, kulağa el ile basınç uygulandığında başını çekerek ağlama, kulak akıntısı belirtileridir. Antibiyotik tedavisi uygulanıyor.

Bademcik iltihabı ve farenjit: Sıklıkla 5-15 yaş grubunda gözleniyor. En önemli klinik bulgu boğaz ağrısıdır. Semptomlar ani olarak başlıyor. Baş ağrısı,bulantı,kusma,karın ağrısı bademciklerde şişme, kızarıklık görülüyor. Antibiyotik tedavisi uygulanıyor.

www.bebek.com 'dan alınmıştır.



 
Arl
13
    
minikzuzular | 13 Aralık 2007 21:00 | etiket:  

Rota virüs, tüm dünyada her yıl milyonlarca çocuğu etkileyen bir virüs. Rota virüsü çocukluk çağındaki ishalin ortaya çıkmasındaki en büyük etken olarak biliniyor. Kolay bulaşan ve gelişmekte olan ülkelerde ölümlere varan ciddi vakalara yol açan rotavirüs ishallerinden artık aşı ile korunmak mümkün. Yapılan çalışmalar aşının, rotavirüs vakalarını yüzde 74 azalttığını ortaya koyuyor. Sema Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Hamza Yazgan ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Amerikan Pediatri Akademisi Üyesi Dr. Hayriye Aygar konuyla ilgili merak edilenleri anlatıyor.

Rota virüs ince bağırsağa yerleşerek, rahatsızlıklara sebep oluyor. Çok şiddetli ishal ve kusmayla ortaya çıkan rota virüsü enfeksiyonları, vücutta sıvı kaybına sebep oluyor. İleri derece sıvı kaybı, böbrek yetmezliğine hatta ölümlere bile sebep olabiliyor. Sema Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Hamza Yazgan, “Rota virüs ishalleri en çok kış aylarında görülüyor. Her yaş gurubunda görülebilmekle birlikte, daha çok 4–24 ay arası çocukları etkiliyor. Rota virüsü enfeksiyonuna özellikle iyi beslenemeyen çocuklarda rastlanıyor.” Diyerek bulaşma yollarıyla ilgili şunları söylüyor: “Rota virüs solunum yoluyla ve dışkı bulaşmış su ve yiyeceklerin tüketilmesiyle bulaşıyor. Virüs, vücudun sıvı kaybetmesi sonucu vücutta kolayca yayılıyor ve kısa sürede çocuklarda baş dönmesi, ateş ve mide bulantısıyla etkisini gösteriyor.”

En çok Aralık ayında görülüyor

Bütün dünyada bebeklerdeki ishallerin yüzde 10 – 20’si rotavirüsüne bağlı olarak gelişiyor. Türkiye’de ise bu oran yüzde 16.6. Dr. Hayriye Aygar, şöyle diyor: “Sıvı kaybıyla seyreden ağır ishal ve kusma nedeniyle hastaneye yatışlarda ilk sırada rotavirüs enfeksiyonları yer almaktadır. Ülkemizde genellikle kış aylarında en sık olarak Aralık ayında görülür. Neredeyse her çocuk 3 yaşına kadar enfekte olur. Yenidoğan ve 3 ayın altındaki bebekler anneden geçen antikorlar ile enfeksiyondan korunurlar. Bu sebeple ilk enfeksiyon 3 - 36 aylık bebeklerde görülür Tekrar görülme olasılığı sıktır ve ilk enfeksiyona göre daha hafif olma eğilimindedir. Süt çocukları genelde 1 ila 3 rotavirüs enfeksiyonundan sonra bağışıklık kazanır.”

Salgınlara rastlanabiliyor

İshal bir hafta kadar sürebiliyor. Bağışıklık sistemi yetersiz olan hastalarda hastalık daha uzun ve ağır seyir gösterebiliyor. Yeni doğanlar ve süt çocukları anne sütünden geçen antikorlar sayesinde hastalığı daha hafif atlatabiliyor. “Rota virüs ishalleri, çocukların toplu halde yaşadığı kreş ve okullarda salgınlar şeklinde görülebiliyor.” diyen Dr. Hamza Yazgan, tedavi konusunda şunları söylüyor: “ Tedavinin başlıca amacı sıvı kaybını önlemek ve kaybedilen sıvıyı yeniden çocuğa kazandırmaktır. Bu amaçla çocuğa bol sıvı gıdalar vermekte yarar var. Anne sütü ile beslenen çocuklarda anne sütüne devam edilmeli, normal beslenen çocuklarda az yağlı gıdalar  edilmeli, mümkünse sık aralarla azar azar beslenme yapılmalıdır.”

Korunmada En Etkin Yol: Aşı

Rotavirüse karşı aşı, ülkemizde 2007 yılında kullanılmaya başladı. Bu aşıların etkinliği ve güvenirliği yaklaşık 130.000 bebekte yapılan geniş çalışmalarla değerlendirildi. Bunun sonucunda da birçok ülkede ulusal aşı programında rotavirüs aşısı yer alıyor. Yapılan çalışmalar, aşılarının rotavirüs vakalarını yüzde 74, ağır vakaları yüzde 98 ve hastane yatışlarını yüzde 96 azalttığını ortaya koyuyor. 5 yaş altı çocuklarda ölüm oranının 2 / 3 oranında azalttığı görülüyor. Dr. Hayriye Aygar, aşının uygulanması konusunda şunları söylüyor: “Aşının ilk dozuna bebek 6-12 haftalıkken başlanır. Sonraki dozlar 4-10 hafta ara ile 2 veya 3 doz halinde ağız yoluyla uygulanır. 6 aylık olmadan aşılamanın bitirilmiş olması gerekiyor.Diğer aşılarla birlikte uygulanmasında bir sakınca yoktur.”

Çocuk aşı olmadıysa da genel hijyen kuralları bulaşmayı azaltıyor. Bu önlemleri şöyle sıralamak mümkün:

  • Kreşlerde salgınları önlemek için yüzeylerin sabun suyla yıkanıp yüzde 70 etanol çözeltisi ile silinmesi hastalığın bulaşmasının sınırlandırılmasına yardımcı olur.
  • Hasta çocukların diğer çocuklarla teması engellenmelidir.

Dr. Aygar, son olarak anne ve babalara şu uyarıda bulunuyor: “İshalin durdurulması amaçlı ilaçlar kullanılmamalıdır. Eğer ağızdan sıvı kaybı karşılanamıyorsa, dilin ve ağzın kuruması, kalp hızının artması, hızlı solunum gibi dehidratasyon belirtileri varsa hastanede serum tedavisi gerektiğini unutmayın.”

www.bebek.com 'dan alınmıştır.



 
Arl
04
    
minikzuzular | 04 Aralık 2007 17:04 | etiket:  

Çocuklarda kış aylarında görülen rahatsızlıklar arasında ilk sıralarda pnömokok bakterisinin neden olduğu hastalıklar yer alıyor. Bu bakterinin yol açtığı menenjit ve zatürre gibi hastalıklar, çocuklarda ölüme ya da kalıcı hasara neden olabiliyor. Her yıl dünyada bir milyona yakın 5 yaşından çocuk bu nedenle hayatını kaybediyor. Etiler Memorial Polikliniği Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökhan Mamur, “Pnömokokun neden olduğu hastalıklardan korunmada en etkili yol pnömokok aşısı olarak gösteriliyor.” Diyerek konuyla ilgili merak edilenleri anlatıyor

bebek.com: Pnömokok enfeksiyonları hakkında bilgi verir misiniz?
Uz. Dr. Gökhan Mamur: Pnömokok enfeksiyonları, “Streptococcus Pneumonia” adlı mikrorganizma tarafından oluşturulan ciddi seyirli enfeksiyonlardır. Streptokokus pnömonia bakterisi ile infeksiyon ağır hastalık ve ölüme neden olabilir. Pnömokok bakterisi özellikle kış aylarında bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda; sinüzit, kemik, eklem, kalp zarı, karın zarı ve kan iltihapları ve beyin apselerine de yol açabilir.

bebek.com: Kimler Risk Altındadır?
Uz. Dr. Gökhan Mamur: Beş yaşından küçük çocuklarda pnömokokal infeksiyonlar ağır hastalıklara neden olabilir. Bu hastalıklar arasında; menenjit, kan infeksiyonu ve orta kulak iltihabı mevcuttur. Bunlar dışında zatürre, sağırlık ve beyin hasarı da söz konusu olabilir.

İki yaşın altındaki çocuklar en yüksek risk grubunu oluştururlar. Pnömokok bakterisi insandan insana yakın temas ile bulaşır. Pnömokok infeksiyonlarının tedavisi zor olabilir çünkü son dönemlerde bakteriler antibiotiklere karşı daha dirençli olmaktadırlar. Bu nedenle infeksiyonun önlenmesi daha da önem kazanmaktadır.

bebek.com: Önlem Alınabilir mi?
Uz. Dr. Gökhan Mamur: Solunum yolu ile geçen hastalıklarda eller, en önemli bulaşma araçlarından biridir ve ailelerin çocuklarına el yıkama eğitimi vermeleri çok önemlidir. Çocukların; yemek, tuvalet ve oyun öncesi-sonrası 10-15 saniyelik süre ile ellerini sabun ve suyla yıkamalarının yeterlidir.

bebek.com: Pnömokokun neden olduğu hastalıklardan korunmada en etkili yol nedir?
Uz. Dr. Gökhan Mamur: Çocukların hasta olduğu bilinen insanlarla kapalı ortamlarda bir arada bulundurulmaması gerekmektedir. Ülkemizde yeni uygulamaya giren konjuge pnömokok aşısı, ilk 5 yaş içerisindeki çocuklarda, özellikle menenjite, kısmen de zatürre ve orta kulak iltihabına karşı koruyucudur.

Konjuge pnömokok aşısı menenjit ve kan infeksiyonu gibi ciddi pnömokok hastalıklarını önlemekte yardımcı olur. Aynı zamanda bazı orta kulak iltihaplarını da önleyebilir. Ancak kulak infeksiyonlarının birçok nedeni olduğundan pnömokok aşısı bazılarına karşı etkilidir.

Konjuge pnömokok aşısı süt çocukları ve oyun dönemi çocuklarında önerilmektedir. Süt çocuğu döneminde aşılananlar bu tür infeksiyonlara karşı en yüksek risk taşıdıklarında korunmuş olurlar.

bebek.com: Kimler Aşılanmalıdır?
Uz. Dr. Gökhan Mamur: İki yaş altındaki çocuklar aşılanmalı. Dört dozluk konjuge pnömokok aşısı, olağan düzen içinde, 2, 4, 6, 12-15 aylıkken yapılır. Bu aylarda aşılanmamış çocuklar yine de aşılanabilirler. Gerekli doz sayısı yaşına bağlıdır dolayısıyla anne babaların bir uzman hekimle bu konuyu görüşmeleri gerekmektedir.

2-5 yaş arasındaki çocuklar: Aşılanmamış ve ağır pnömokokal hastalık ile yüksek risk taşıyacak çocuklar da aşılanmalıdır.

bebek.com: Hangi çocuklar yüksek risk taşırlar?
Uz. Dr. Gökhan Mamur:
●Orak hücreli anemi olanlar
●Dalağı alınmış veya hasarlı dalağı olanlar
●HIV/AIDS olanlar
●Şeker hastalığı, kanser veya karaciğer hastalığı olup da savunma sistemi etkilenmiş hastalar
●Savunma sistemini etkileyen ilaç kullananlar; (Kortikosteroid, kemoterapi gibi)
●Uzun süren kalp veya akciğer hastalığı olanlar

bebek.com: Konjuge Pnömokok Aşısının Riskleri Nelerdir?
Uz. Dr. Gökhan Mamur:
●Araştırmalarda bu aşının hafif derecede yan etkilerinin olduğu gösterilmiştir.
●Aşı bölgesinde kızarıklık, hassasiyet ve şişlik (yüzde 25)
●Ateş
●Huzursuzluk, uykuya eğilim veya iştahsızlık

Şu ana kadar ciddi bir reaksiyon bildirilmemiştir. Ancak herhangi bir ilaç gibi aşılar da ciddi sorunlara yol açabilirler; örneğin ağır derecede alerjik reaksiyon. Bu aşının ağır derecede zarar verme veya ölüm olasılığı son derece küçüktür.

bebek.com: Orta veya Ağır Derecede Reaksiyon Olursa Ne Yapılmalıdır?
Uz. Dr. Gökhan Mamur: Anormal durumlara dikkat edilmelidir; örneğin ciddi alerjik reaksiyon, yüksek ateş veya anormal hareketler.

Ciddi alerjik reaksiyon herhangi bir aşı ile son derece enderdir. Eğer gelişirse genelde aşı uygulamasından sonraki ilk birkaç dakika veya saat içinde gelişecektir. Bu durumda solunum sıkıntısı, ses kısıklığı veya hırıltı, boğazda şişkinlik, yorgunluk, hızlı kalp atımı, baş dönmesi, cilt döküntüleri (kurdeşen) ve solukluk görülür.

http://www.bebek.com/ ' dan alıntıdır.